top of page

Yaz Ne Kadar Sürer?

  • Yazarın fotoğrafı: Gamze Aydın
    Gamze Aydın
  • 3 saat önce
  • 2 dakikada okunur

Küçüklüğümden beri yazın gelmesini her şeyden çok istedim. Soğuk günleri hep birkaç ay sonra gelecek araba yolculuklarını, tatilleri düşünerek geçirdim. Güneşin altında geçirdiğim vakitleri ve biriktirdiğim anıları tüm yıl hafızamda sürekli tekrarladım. Hava birden serinlediğinde ve rüzgar artık ılık esmediğinde çoktan özlemiş oluyordum geçirdiğim günleri. Yağmuru, güneşin bulutların arkasına saklandığı günleri hiç sevmedim. Yaz'dan beklentimin ne olduğunu çok geç farkettim.


Sadece Kara Bulutlar Mı Can Sıkar?

Mevsimsel depresyonu hep kasvetli havalar ve soğuk günlerle bağdaştırırız peki güneş ortaya çıktığında modumuz neden değişmez? Kuş cıvıltılarını dinlemek, geniş sofralarda oturmak, çimlerde uzanmak “dopamine rush” sağlamadığında suçu kışa attığımız için üzülmeli miyiz? Belki de yazın üstüne fazla gidiyoruzdur. Yazın iyi hissettiren kısımları belki de sadece kendi dileklerimizdir.


Mevsimin Vibe’ına Uygun Watchlist

Sonbahar-kışın romantik, gizemli, kasvetli ve aynı zamanda içleri ısıtan havasını tekrar yaşamak istediğimizde Dead Poets Society, Fantastic Mr. Fox, Home Alone, The Nightmare Before Christmas gibi yapımlar aklımıza ilk gelenlerden. Yazı ve sunduğu her şeyi çok dürüst bir açıdan gösteren filmler konuştuğumuz fenomenin sadece kış için geçerli olmadığını size de düşündürebilir. Aftersun ve Call Me By Your Name bana bunu hissettiren filmlerden.


Tanıdık Bir Tatil Anısı

90'larda Muğla'da tatile bir turist olarak gitmek, her şey dahil bir otelde tatil yapmak, yüzmek, şehri keşfetmek ve günün sonunda hiçbir şey olmamış gibi hissetmek. Etrafında olan onca şeye rağmen hala mutlu hissedemeyen 11 yaşındaki Sophie'nin hikayesi bu. Aftersun “picture perfect” dediğimiz aile kavramının iç yüzünü, baba-kız ilişkisinin dinamiğini ve karakterlerin zorluklarını arkada Candan Erçetin'den “Gamsız Hayat” çalarken bize sunuyor.


Şeftali Toplamak Ve Piyano Başı Sohbetler

Call Me By Your Name tonu ve estetiğiyle bir yaz macerası, yeni umutlar ve büyük hayaller vadediyor. Bahsettiğim o büyük sofra burada da kuruluyor, aile dostları ve arkadaşlar davet ediliyor. Meyveler toplanıyor, balıklar hazırlanıyor. Yemek sonrası küçük likör kadehleri, piyano başında toplanma, yağmur başladığında eski Almanca bir kitap annesi tarafından okunuyor. Kıyafetler hep temiz, insanlar olmaları gerektiği yerde, güneş yine tepe de ve Elio'yu eğlenirken görmüyoruz. Çoğu insanın hayallerini süsleyen o küçük İtalyan kasabasında “her şeye” sahipken onu hiç hayal ettiğimiz gibi görmüyoruz. Filmin başında gördüğümüz mutluluk kırıntılarının ortadan kaybolması film kapanırken yanan odunların ve yağan karın suçu olabilir mi?


Fırtına Sıcak Olabilir

Yazın gelmesini artık her mevsimi beklediğim gibi bekliyorum. Kışı ve karda yürümeyi seviyorum. Yağmurda ıslanmaya alıştım sayılır, biri bana sonbahar mevsimine benziyorsun dediğinden beri doğduğum mevsimi seviyorum. Beklentilerimiz ve hayatın akışı her zaman ideal bir çizgide gitmiyor benim buna tesellim havayı ve zamanı sebep sunmaktı. Yaşım ilerledikçe durumun daha farklı olduğunu anladım. Hava veya bu yazıda bolca bahsettiğim güneş beni aslında hiç etkilemedi. En soğuk havalarda en güzel günlerimi geçirdiğimi, fırtınalı günlerde gittiğim kahve yanı sohbetlerimin yazın en bayıcı günlerinden bile sıcak olduğunun farkına vardım. Artık mevsimleri değil o günü sevmeye çalışıyorum.

Yorumlar


bottom of page